Almanya ve Fransa 'Made in Europe' kuralında uzlaştı, Türkiye dışarıda
Almanya ve Fransa, kamu desteği alan otomobillerde Avrupa üretimine öncelik veren düzenlemede ortak tutum belirledi. İngiltere belirli koşullarla kapsama girebilirken Türkiye için benzer bir istisna öngörülmedi.

Almanya ve Fransa, Avrupa otomotiv sanayisini korumayı amaçlayan 'Made in Europe' yaklaşımında uzlaştı. Fransa, kamu kaynaklarıyla desteklenen otomobillerde Avrupa üretiminin korunmasını istiyordu. Almanya ise küresel üretim ağlarının sürmesini ve üreticilere daha fazla esneklik tanınmasını savunuyordu. İki ülke, Avrupa üretimine öncelik verilmesi ile 2035 emisyon hedeflerinde esneklik başlıklarını tek pakette birleştirdi.
Türkiye kapsamın dışında
Uzlaşılan çerçevede AB üyelerinin yanı sıra belirli koşulları karşılayan bazı Avrupa ülkelerinin de kapsama alınabilmesi öngörülüyor. Bu durum İngiltere, Norveç, İzlanda ve İsviçre için Avrupa üretimi sayılma imkanı doğuruyor. AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bulunan Türkiye ise genişletilmiş tanımın dışında kalıyor.
Avrupa Komisyonunun Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi, belirli kamu alımları ve destek mekanizmalarında Avrupa'da üretilen araçlara öncelik tanımayı amaçlıyor. Tekliften öne çıkan kriterlerden biri, batarya dışındaki bileşenlerin değerinin en az yüzde 70'inin Avrupa menşeli olması. Araçların Avrupa'da monte edilmesi de koşullar arasında. Bu şartlar, Avrupa'da satılan tüm otomobillere yönelik genel bir ithalat yasağı anlamına gelmiyor.
İhracat ve sektör tepkileri
Türkiye'de Ford Otosan, Oyak Renault, Toyota ve Hyundai gibi üreticiler Avrupa pazarı için otomobil ve ticari araç üretiyor. Otomotiv sektörü 2025'te yaklaşık 41,5 milyar dolarlık ihracata ulaştı. Bunun 30,1 milyar dolarlık bölümü AB ülkelerine gitti ve AB'nin payı yüzde 72,5 oldu. Türkiye'deki üretimin Avrupa menşeli sayılmaması halinde, kamu destekli alımlarda ve yeni model yatırımlarında rekabet dezavantajı doğabileceği değerlendiriliyor. Düzenleme, mevcut Gümrük Birliği ilişkisini sona erdirmiyor.
Toyota, İngiltere, Türkiye ve Japonya gibi tedarik zincirinde rol oynayan ülkelerin de yeni sistem kapsamında değerlendirilmesini istedi. Hyundai Motor Europe Başkanı Xavier Martinet de İzmit'teki Ioniq 3 seri üretim töreninde, Türkiye'nin kapsam dışında kalmasının üretim maliyetlerini ve dolayısıyla fiyatları artırabileceğini söylemişti. Opel CEO'su Florian Huettl ise Paris Otomobil Fuarı'nda Tofaş ile ortaklığın uzun vadeli olduğunu belirtti. Huettl, önceliğin mevcut hafif ticari araç projesini üretime almak olduğunu, yeni projeler için henüz erken olduğunu ifade etti.
2035 hedefi
Uzlaşmaya göre üreticilerin 2035'te yeni araçların CO₂ emisyonunu 2021 seviyesine göre yüzde 90 azaltması hedefleniyor. Kalan yüzde 10'luk kısmın düşük karbonlu çelik veya alternatif yakıtla telafi edilmesi zorunluluğunun kaldırılması öngörülüyor. Bu, 2035 sonrasında belirli içten yanmalı ve hibrit modellerin satışının sürmesine olanak verebilir. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için AB yasama süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
Bu haber, Habertürk kaynağındaki bilgilerden yapay zekâ desteğiyle derlenmiştir.






